beklenmedik

s. 突如其来的, 出乎意料的, 意想不到的, 预料不到的: Bu o kadar beklenmedik ve komik bir şeydi ki, neredeyse kahkahayı fırlatacaktı. 这是一件让人万万没有料到的滑稽事, 差点儿让人捧腹大笑。
◇ \beklenmedik olay (影视剧文学作品中的)悬念

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • beklenmedik — sf., ği Birdenbire, ansızın olan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fenersiz yakalanmak — beklenmedik bir zamanda istenmeyen bir durumla karşılaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gümleyip gitmek — beklenmedik bir zamanda ansızın ölmek Bütün incelikleri titizlikle gözeten bir kadın olduğu için kırk altı yaşında gümledi gitti annem. T. Uyar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gürleyip gitmek — beklenmedik bir zamanda ansızın ölmek Huri nin anası, doğurduktan sonra bir tifo hastalığında gürleyip gitmişti. N. Nâzım …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ihtiyatlı bulunmak — beklenmedik sonuçlara karşı hazırlıklı olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sarsıntı geçirmek — beklenmedik bir olaydan çok etkilenmek, üzülmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • seyret! — beklenmedik bir şey olacağını anlatan bir söz Sen şimdi curcunayı seyret! …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çat kapı — beklenmedik bir zamanda kapıyı çalarak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gafil avlanmak — beklenmedik bir sırada yakalanmak, habersiz ve hazırlıksız bir anda bir olayla karşılaşmak, zor duruma düşürülmek Atatürk bizden ayrılınca öbür sınıflara da girmiş. Fakat onlar bizim gibi önceden hazırlanmadıklarından gafil avlanmışlar. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • arayıp da bulamamak — beklenmedik iyi bir durumla karşılaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • masraftan çıkmak — beklenmedik bir sırada para harcama durumunda kalmak, paradan çıkmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.